Hatr-ı Kahve

Merhabalar

Sınav dönemiydi derslerdi derken biter bitmez kendimi dışarıya attım tabi. Epey bunalmışız iyi de geldi. Önce Beykoz'da kahvaltı yaptık (söz konusu yemek ise hele ki kahvaltı yapacaksak mesafeler bizim için önemsiz oluyor genelde). Önceden her ne kadar araştırma yapsak da kendimizi farklı yerlerde buluyoruz genelde. Ama Hatr-ı Kahve'ye epey öncesinden bakmıştık zaten. Kahvaltıda epey tıka basa doyuyoruz; ama bunu da bir sürü yürüdüğümüz için hak ediyoruz yani. Tabi yine de ufak bir şeyler içmek, atıştırmak için yerimiz kalıyor. Bu yüzden gittik bulduk Hatr-ı Kahve'yi.

Mekan bir ara sokakta kalıyor ama renkleriyle dikkat çekiyor zaten. Küçük 2 katlı bir bina. Dışarıda da renkli sandalyeler, masalar duruyor. İçerisi ayrı bir rengarenk. İlk girişte çikolata dolabı çıkıyor karşınıza ve bu ilk gülümsemeyi yaratıyor suratınızda. Yukarı çıkarken dar bir merdivenle çıkıyorsunuz. Üst kat küçük olduğu için korkusu olanlara biraz basık gelebilir. Ama oldukça şirin ve güzel bir mekan. Gelenlerin yazdığı notlarla oluşturulmuş bir kısım var. Ayrıca eski telefon, Red Kit kitapları gibi ruhunuza iyi gelen şeyler de mevcut.
 Hele ki müzikler! Bizi bizden aldılar. Eşlik ettik çoğuna. Sonra ortak bir cümle kurarak "Ne varsa eski müziklerde var."
Üst katta fotoğrafları çektikten sonra dışarıdaki masalara indik. Türk kahvelerimizi ve çikolatalarımızı aldık. Menü oldukça şirin ve küçük. İsim ve fiyatlardan sonra arka sayfada bunların çekilmiş fotoğrafları yer alıyor. Ortam kesinlikle çok rahat ve oldukça da ilgililer. Kahvelerin yanında küçük kırmızı tatlış şeyler de geliyor. Giderken eve de alalım dedik; ama tamamen unutmuşuz...  

Ben narlı çikolatayı baya beğendim. Çikolatanın o tatlılığını biraz olsun alıyor. Narın sulu tanecikleriyle çikolata oldukça uyumlu bir tat bırakıyor damağınızda. Tabi bana göre. Derya bunu beğenmedi mesela. O da rulokatın dışının çikolata kaplı olanını çok beğendi. Ayça'da onu pek beğenmedi. Ama hepsi yendi sonuçta :)
  
Fiyatları da oldukça uygun. Sıcak soğuk içecekler mevcut. Aslında Pederan tatlısı epey meşhur. Ama bizde o kadar yiyecek yer yoktu. "Al yanak" da epey hoş gözüküyordu. Bir dahakine mutlaka onu da deneyeceğim.
Ortam epey rahat olduğu için konu konuyu açtı biz baya bir oturduk muhabbet ettik tabi. Sonra gelen gidenler de arttı. Biz de yavaştan kalkalım dedik.
Dışarıdan çekmeyi unutmuşuz giderken affola. Ama instagram adreslerinde bol bol fotoğraf bulabilirsiniz.
Bizim için güzel bir mekan deneyimi oldu. Güzel zaman geçirdik. Size de tavsiye ederim. Hava sıcaktı; ama dükkanın önü epey esiyordu. Hırkaları giydik arada. Bu da dipnot olsun :)

Güzel, mutlu, çikolata tadında günler!


Yorumlar

Yorum Gönder