Çin Gezisi: Şanghay I

Eveet trene bindik. Hızlı trenle gittik. Kaç saat sürdüğünü şu an hatırlamıyorum gerçekten. Tabi kalabalık olduğumuz için gülmeler, sohbetler, şarkılar havada uçuşuyordu. Tabi bir talihsizlik de yaşandı. Cansu'nun iPad'i kaş ile göz arasında kayboldu. Bir ara bebek gelmişti ve herkesin ilgisi onun üzerindeydi. O ara çalındı diye tahmin yürütebildik sadece. Yapılabilecek çok bir şey yoktu bu yüzden devam ettik. Trenden iner inmez sıcak hava dalgası sarmaladı dört bir yanımızı. Tabi Pekin'in soğuğundan sonra herkes bir "Oh!" çekmişti.
Tabi ki Şanghay'ın bir önemi vardı benim için. Ercan! Ercan ile Çin Kültür Derneğinde tanıştık. O dil okulu için Çin'e gelmişti. Özlendi haliyle. Onunla bir hasret giderme merasiminden sonra buradaki rehberle tanıştık (Sevemedik hiç. Bir Serdar Abi değildi bizim için). Otelimize doğru yola koyulduk. Oteli görünce gözlerimiz pörtlemedi değil. Epey lüks bir yerdi. Haliyle baya şaşırdık. Bir yer karmaşasından sonra bize verilen oda kesinlikle mükemmeldi! 16.katta mükemmel manzaralı bir odaydı. Müzeyyen ile sanki çok normalmiş gibi davrandık. Halbuki değildi yani. Sabah fark ettik anca.

Sabah kalktık kahvaltımızı yaptık ve otobüste yerlerimizi aldık. İlk durağımız Shanghai International Studies University(SISU) oldu. Burada da kısa bir üniversite tanıtımı yapıldı. Türkçe sınıfı öğrencileriyle tanıştık ve kampüste ufak bir tur attık. Tabi Minseok'u da tanımış oldum bu arada. Minseok, Ercan'ın Çince sınıfındaki Koreli tatlış kızçemiz. Bir süre de onunla sohbet ettik.

Dışarıda yürürken spor yapan teyzemizi de gördük. Çinliler her sabah dışarıda bunu yapıyorlar. Genelde toplu şekilde yapılıyormuş. Herkes evden dışarı çıkıyormuş ve hareketleri yapıyorlarmış. Epeyce uzun zamandır yapılmaktaymış.

Daha sonra fotoğraf merasimi gerçekleştirildi ve Budist tapınağına doğru yola koyulduk.Çin'de Budizm, Hristiyanlık, Taoculuk ve İslamiyet gibi çeşitli dinler var. Hiçbir dine inanmayanlar çoğunlukta tabi.

Jade Buddha Temple(Yeşim Buda Tapınağı), Budistler için oldukça önemli. Çünkü burada önemli Burma'dan getirilmiş 3 tonluk Buda heykeli var. Burada ibadetlerini yapıyorlar.  Tütsü yakan çok fazla kişiyi görebilirsiniz.





Buradaki gezinin ardından Yu Garden'a, bir diğer adıyla Yuyuan Garden'a geçtik. Böyle güzel bir yer daha görmedim ben kesinlikle. Çin'in bahçeleri zaten meşhurdur. Ama görmek kesinlikle çok farklı bir şey. Ming Hanedanlığı zamanında yapımına başlanmış ve 1577 yılında tamamlanmış. 6 bölümden oluşuyor ve hepsi birbirinden farklı. Bahçeler, göletler ve içerisindeki balıklar, kule gibi yapıları var. Dış kısmında da bolca alışveriş yapıp bir şeyler yiyebileceğiniz kısımlar mevcut. Çin'in klasik mimarisi tabi ki önemli bir yer kaplıyor. Burada üzerinde doğal 70 tane delik oluşmuş taş ve ejderhanın bulunduğu duvar önemli imiş.



Burada yapılan geziden sonra herkes alışverişe tabi ki!
Daha sonra Şanghay'ın en kalabalık caddesine, Nanjing Caddesi'ne geçtik. Eveet burdaki anı benim için unutulmazlar arasında kalacak sanırım ömür boyu. ÇiKuDer üyeleriyle dedik ki güneş batmadan da The Bund'a gidip o meşhur manzaranın fotoğrafını çekelim. Tabi sallana sallana gidiyoruz. Cadde o kadar düz ki "Aa tam koşmalık." dedim. Tabi ki benim koşacağıma inanmayan Kadir ve Serdar  (neden inanmadılar hala bilmiyorum), ben koşmaya başladıktan sonra koşmaya başladılar birden ve nefessiz kalana kadar devam ettim. Bu sırada Burak ve Berkan ortada yoktu tabi. Biz tam durduk 2 kişi yanımızdan koştu. Bir de baktık ki bizim ikili bizim koştuğumuzu görüp koşmaya başlamılşar. Tabi trafik ışıklarında yakaladık bunları; derken 5 kişi The Bund'a kadar kahkaha ata ata koşa koşa gittik. Hayatımda bu kadar mutlu olduğumu hissettiğim anlar nadirdir. Özgürlüüüüük!

Hemen fotoğraflar çekildi, buluşma saatine otobüse dönüldü. Tabi ki akşama biz hazırlandık yine The Bund'a gittik. Bir de akşam manzarasını gördük. Buradaki manzara akşam ışıklar kapanmadan önce rengarenk olduğu için ve Şanghay'ın simgesi durumunda olduğu için bir çok gelin-damat çekimi  yapılıyordu.  İnsanlara farklı göründüğünüz için de bir sürü kişi fotoğraf çekilmek için yanınıza geliyor. Biz duvara çıkıp çekilelim dedik tabi polis abimiz durdu durdu ben çıkınca geldi sağ olsun! Tabi ben gündüz Etude House görmüştüm. Kapanmadan yetişip alışveriş de yaptık. Bir günü de böyle sonlandırmış olduk. ( Akşam manzarasını çekmemiş olmam da güzel bir sürpriz oldu tabi)

Yorumlar

  1. O an yanındaymış gibi heyecanlandım. Kalemine saglik.😍😘 Nice nice anılar biriktir inşallah.

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim 😍😇 hep beraber biriktirelim ama! 😊

    YanıtlaSil

Yorum Gönder