Çin Gezisi: Pekin III

Yine sabah erken kalkıp kahvaltı faslını bitirdikten sonra koyulduk Serdar Abi ile yollara(Oysaki adam ona klip izlettikten sonra, "Ben mi benziyorum ona?" diye yıkıldı; ama olsun o gönlümüzün Serdar Abisi). Zaten yolda kalabalık olacak tarzı uyarılarda bulunmuştu.
Tiananmen Meydanı'na yaklaşınca durumu anlamamak mümkün değildi. Yerel halk zaten kalabalık, bir de turist kafileleri ile o kadar doluydu ki sürekli " Ayrılmayın, bir arada kalın." uyarıları duymak da normaldi tabi.
Tiananmen Meydanı Yasak Şehir'e girişin ana kapısı olarak kullanılmış. Kuzey ve Güney ekseninin güney kapısı burasıdır. Aynı zamanda Tiananmen Katliamı ve Tiananmen Protestoları'nın gerçekleştiği yerdir. Bu olaylar sonucunda bir çok öğrenci aydınlar ve işçilerin oluşturduğu sivil halk öldürülmüş ve olaylar durdurulmuştur. Bu yüzden katliam olarak anılmaktadır. Tiananmen'in içinde ve çevresindeki yapılar Yasak Kent, Mao Zedong'un Mozolesi (burayı ziyaret eden çok fazla Çinli vardı), Meclis Binası ve Büyük Halk Binası, Kahramanlar Anıtı, Devrim Müzesi, Çin Tarih Müzesi, Qianmen Kapısı'dır. 

Meydanda yapılan anlatım ve fotoğraf çekilme durumlarından sonra Yasak Şehir'e giriş yaptık. Her kısım ayrı özelliklerde ve farklı şekilde çizimleri , kapıları bulunmaktaydı. Krallık rengi olarak yeşil çokça kullanılmıştı. Aynı zamanda çatılardaki simgeler ve ne kadar bulunduğu buradaki kişilerin önemini belirtmekteymiş. En fazla 9 tane olan kralı simgeliyormuş. 


Daha sonra Niujie Camisine gittik ve buradaki Müslüman halkın ibadet ettiği en eski yapıyı gözlemledik. Burada Çin mimarisi hakim. Ancak tabi ki her yerde Arapça yazılar bulunmakta. İslam kaynaklarının yer aldığı kütüphanesi de bu bulunmaktaydı. Çoğu kişi burada bir araya gelip ibadetlerinin yanı sıra İslam eğitimi de alıyorlarmış. Burada fotoğraf çekememiştim şarjım bittiğinden dolayı o yüzden elimde bir şey yok ne yazık ki...
 Akşam yemeği de yendikten sonra yine "Ne yapsak?" derdine düştük tabi. Burak'ın önerisiyle metroya binip Wangfujing'e gittik. (Tabi ondan önce Sanlitun'a gittik; ama yapacak bir şey olmayınca oraya geçelim dedik. Tabi navigasyonun azizliğine uğrayıp metro yerine çıkmaz sokağa gitmemiz de güzeldi. Tam benlik bir olay. Şaşırtmadı. Aksine güzel de oldu.)
Metro sistemleri aşırı derecede gelişmiş tabi Çok fazla hat var. İneceğiniz durağa göre bilet alıyorsunuz. Giriş ve çıkışta bileti kullanıyorsunuz. Çıkışta zaten bileti sizden alıyor. 
Tabi metroda bir cici kızımızdan yardım istedik. Bu kızımız Serdar'dan etkilenmiş olacak ki sürekli ona bakıp durdu. Biz de bir hatıra fotoğrafı çekip yolumuza devam ettik. Tabi biz vardığımızda her yer kapalıydı saatten dolayı. Burası İstiklal Caddesinin biraz daha genişi gibi geldi bana. Zaten normalde oldukça kalabalık bir yermiş. Ama her yer kapalı olduğu için kimse de yoktu. Biz de dedik bari Mc Donald's'a girelim. Yemekte çok bir şey yiyemeyen arkadaşlar tabi burada yediler bir güzelce. Bu arada kimse olmamasına rağmen servis saçma bir şekilde yavaştı. Neyse yedik içtik döndük otele. 
Sabah valizleri toplamış bir şekilde yola koyulduk yine. Gitmeden önce Beijing Language and Culture University'e bir ziyaret yaptık. Burada üniversite tanıtımı yapıldı ve yemekhane, derslerin verildiği kısım, en son da kitapçı gösterildi. Ayrıca bir Müslüman restoranı var üniversitenin içinde. İçi de oldukça afillliydi. 
Hatta Ramazan ayında ücretsiz sahur da veriyorlarmış. Kitapçıdan arkadaşlar bolca kitap aldıktan sonra doğruca Beijing Silk Market'e! Burada helal bir restoranda tıka basa yemek yenildikten sonra alışveriş için herkes hazırdı(ben hariç). 
Çin'de şöyle bir durum var. Satılan ürünler dehşet bir fiyata satılıyor. Ancak orjinal dahi değiller.Bu yüzden bir pazarlığa başlıyorsunuz uzadıkça uzuyor. Ama illa satacaklar bu yüzden peşinizden de ayrılmıyorlar. He kimileri var ürünü kafanıza atarmışcasına yerine fırlatıyorlar. Alışveriş sırasında öğrendiğim tek kelime "tai gui le" oldu. Çok pahalı demek. Hatta size bir anımızı anlatayım yeri gelmişken. Ben bir yelpaze almak istedim. Kadir'de sağ olsun her alışverişimde yardımcı oldu. Hep o muhatap oldu. Kadınla yine bir laf dalaşı içerisindeyken bizim alışveriş profesörümüz Berkan olaya dahil oldu. Türkçe bir şekilde "Bu para etmez bu." tarzında bir şey söyledi ve kadın bunu İngilizce konuşarak kovdu. Git buradan falan diye baya baya kovdu. Sonra tabi Kadir'in arkadaşımıza böyle davranamazsın durumundan sonra indirim de yaptı aldık yelpazeyi. Öyle durumlar olabiliyor yani.  Epey dolandık aldık bir şeyler. Ama Berkan ciddi anlamda bu işin ustası. Alışveriş yapan herkes yanında onu istiyordu. İstediği indirimi yaptırıyordu her seferinde. Alkışlıyoruz. 
Artık Pekin'e veda vakti! Tren istasyonuna geldik ve Serdar Abi ile Ceren'e veda ederek(hüzün dolu anlar) trene yerleştik. Şimdi Şanghay'a ! 
Pekin bende Ankara havası yarattı biraz. Soğukluğu beni benden aldı zaten. Ama yine de güzeldi. Mutlu anılar bıraktı sonuçta. Diğer yazıda görüşmek üzere :)

Yorumlar

  1. Terbiyesiz pis kadın aklıma geldikçe gülüyorum 😂😂

    YanıtlaSil
  2. Ölümüne pazarlık yapmıştık.Tahtakale de 5 lira Çin de 60 lira.... :)))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder